Split’ten kalkan bir otobüsle Dubrovnik’e gidiyoruz. Adriyatik kıyıları boyunca muhteşem manzaralar eşliğinde yaklaşık 5 saatlik bir yol. Manzara çok güzel; ama otobüste servis-hizmet diye bir şey yok. Yazın kavurucu sıcağında otobüste klima falan çalışmadığı gibi bir yudum su bile vermediler. Mola yeri ise yol kenarında bir bakkalın önüydü. Üstelik yolcuların hemen hemen hepsi bizim gibi turistti. Bizim ülkemizde otobüs işletmeciliği çok gelişmiş olduğundan, gerek lüks otobüsler gerek süper servisler ve dinlenme tesislerine alışınca bu yolculuğu yadırgasak da yapacak bir şey yok. Girintili çıkıntılı Adriyatik kıyılarına ve masmavi denize bakarak serinlemeye çalışacağız.
Split ve Dubrovnik, Hırvatistan’ın en önemli şehirlerinden. Aynı ülkeye ait olmalarına rağmen aralarında Bosna-Hersek toprağı var. Yugoslavya bölündükten sonra Bosna-Hersek'in de denize açılabilmesi için kısa bir sahil şeridi (Neum-yaklaşık 25 km.) bu ülkeye verilmiş. Pasaport kontrolden geçip Bosna-Hersek’e giriş yapıp sonra tekrar Hırvatistan toprakları ve Dubrovnik’e varış.
Şehirde, Adriyatik Denizi'nin kıyısında yüksek surlarla çevrili bir kale var. Çok iyi korunmuş bu ortaçağ kentinde surların içinde yaşayan bir şehir var. Stari Grad (Eski şehir) diyorlar oraya. Şehrin kalbi, her şeyi bu kalenin içinde.
![]() |
![]() |
Kiliseleri, mermer oymalı çeşmeleri, manastırları, sarayları, kafeleri, restoranları, mağazalarıyla ve tabi turistleriyle yaşayan bir şehir. Geniş bir ana cadde var (Stradun). Ve sonra Stradun’a çıkan daracık sokaklar, sanki Venedik sokakları. Taş binalar, meydanlar, güvercinler, etrafta dolaşan birçok farklı dil konuşan turistler...
![]() |
![]() |
Taş evler, koyu yeşil panjurlu pencereleriyle öyle güzel duruyor ki. Kalenin dışında kalan bölge de öyle şirin ki, iki katlı taş evler, bahçelerinde çiçekler...
![]() |
Kalenin çıkışında biraz ilerde bir plaj var. Tüm Adriyatik kıyıları gibi çakıl taşlı. Bir karış kumsal bulamazsınız (biz çok aradık).
![]() |
İrili ufaklı taşlı tüm deniz kenarları. Bütün Avrupalı turistler burada. Canım ülkemde kilometrelerce kumdan plajlar görmüşüz, bize ters geliyor, batıyor taşlar. Çok sıcak; ama denize gidesimiz yok, biz de Stari Grad’ta dolaşıp dondurma yiyoruz bol bol. Rengarenk, cezbedici dondurma dükkanlarına (tabi boylu poslu çok güzel Hırvat kızlarının olduğu) girmemek mümkün değil zaten.
Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan
Gezi Tarihi: Temmuz 2006
|
| Ana Sayfa | Türkiye |
Tunus |
Yunanistan |
İtalya |
Çek Cumhuriyeti |
Hırvatistan | Bosna-Hersek
Hollanda | Macaristan | Avusturya | İsviçre | İspanya |